id=”t9qj34″
Bir Sosyoloji Mezununun Öğretmenlik Yolculuğu: Hayal Kırıklığı ve Umut
Hayatımda unutamadığım anlardan biri, sosyoloji mezunu olduğumu öğrendikten sonra ilk kez öğretmenlik yapabileceğim alanları araştırdığım andı. Kayseri’nin bir kenar mahallesinde, annemin “Sosyoloji okudun, şimdi ne olacak?” sorusuna cevap vermeye çalıştığımda kafamda binbir soru vardı. Bu yazıda, bir sosyoloji mezununun öğretmenlik yapabileceği alanlar üzerinden, bir öğrencinin kalbindeki karmaşayı, heyecanı ve zamanla kaybolan umutları anlatmak istiyorum. Bunu yaparken, kendi yaşadığım bir anıyı paylaşacağım; çünkü bazen en samimi hikâyeler, içten bir duygu ile başlar.
Sosyoloji Mezunu Olmak: Heyecan ve Bilinmezlik
Üniversiteyi bitirip sosyoloji diplomasını elime aldığımda, sanırım çoğu mezun gibi ben de geleceğe dair kaygılarım vardı. Yani, geriye dönüp baktığımda, bu kaygının adı aslında “ne yapacağım?” sorusuydu. Sosyoloji, biraz soyut bir alan, insan davranışları, toplumsal yapılar, değişim, kültür… Ama ne yazık ki, gerçek dünyada bu bilgileri bir iş alanına nasıl dönüştürebileceğimi bir türlü çözememiştim.
Bir gün, okuldan mezun olduktan sonra evde otururken, annem bana mutfaktan seslendi. “Oğlum, Sosyoloji okudun, şimdi ne yapacaksın? Öğretmenlik mi yapacaksın?” Bir an kafamda her şey durdu. O an, sosyoloji mezunlarının öğretmenlik yapabileceği birkaç alanı hiç düşündüğümü hatırlamıyorum. Gerçekten de öğretmen olabilir miydim? Eğer öğretmen olacaksam hangi branşta olmalıydım? Kendime bu soruları sormaya başladım. İşte o anda, hayatımda büyük bir dönüm noktasına geldim.
Bilinçaltımda “Sosyoloji” ve “öğretmenlik” kelimeleri birbirine o kadar uzak geliyordu ki, sosyal bilgiler öğretmeni ya da psikoloji öğretmeni olabileceğimi düşündüm. Ancak bu fikir, bana çok da cazip gelmedi. Sonra biraz araştırma yaparak, aslında sosyoloji mezunlarının hangi branşlarda öğretmenlik yapabileceğini öğrenmeye başladım.
Sosyoloji Mezunlarının Öğretmenlik Yaptığı Branşlar
Günlerce interneti araştırdım, öğretmenlik alanlarına baktım, farklı sosyal medya gruplarındaki sohbetlere katıldım. İlk fark ettiğim şey, sosyoloji mezunu olup öğretmenlik yapmak isteyenlerin oldukça fazla olduğu ve bu konuda hiç de fazla seçenek olmadığıydı. Sosyoloji mezunları, en başta sosyal bilgiler öğretmeni olarak görev alabiliyorlardı. Ama burada biraz daha derin düşününce, bunun da sınırlı bir alan olduğunu fark ettim. Sosyal bilgiler öğretmenliği, aslında sosyal bilimlerle çok iç içe olsa da, doğrudan sosyoloji eğitiminin derinliklerine inen bir alan değildi. Ancak bu alanda da öğretmenlik yapmak isteyen birçok mezun vardı.
Bir gün, sosyal bilgiler öğretmeni olabileceğim umuduyla birkaç başvuru yaptım. Öğretmenlik mülakatlarına çağrıldım, fakat her biri tam anlamıyla beni tatmin etmedi. Yani, çocuklara tarih ve coğrafya öğretmek aslında çok farklı bir şeydi, bir sosyolog olarak düşündüğümde, onlara sadece verileri aktarmak yerine, insan topluluklarını, farklı sosyal yapıları, toplumsal eşitsizlikleri ve daha birçok konuyu anlatmak istiyordum. Ama maalesef o dönemler bu tür bir derinlemesine eğitim çok mümkün değildi.
Bir başka seçenek de rehberlik öğretmeni olmaktı. Rehberlik ve psikolojik danışmanlık, sosyoloji mezunlarının değerlendirebileceği bir diğer alandı. Ancak bu da başka bir yönüyle cesaret kırıcıydı. Çünkü psikolojik destek almak isteyen bir öğrenci ile ilgilenmek, çok daha fazla eğitim gerektiren bir süreçti. Yine de, sosyal bilimlere duyduğum ilgi beni hep bu yolda düşündürüyordu.
Ailemin Beklentisi ve Kendi Hayallerim
Her geçen gün, ailesel baskılar ve kendi içimdeki çatışma büyüyordu. Anlatılmak istenen şey, aslında “sosyoloji”nin teorik bir alan olduğu ve “gerçek dünyada iş bulmanın” o kadar kolay olmadığıydı. Ama bir yandan da ben, bu dalın bana kattığı şeylerin çok değerli olduğunu biliyordum. İnsanlar arasındaki ilişkileri, toplumsal sorunları, kültürün insan yaşamına etkilerini araştırmak… Bunları anlatmak, öğretmek, hayatın içinde görmek bana heyecan veriyordu. Bunu aileme anlatmak zor olsa da, en azından bir yerde “kendim olmak” istiyordum.
Bir sabah, yine kaygılar içinde kalkıp kahvemi içerken, sosyal medya üzerinden eski bir hocamla iletişime geçtim. O hocam, bana sosyoloji bölümü mezunlarının sadece sosyal bilgiler değil, aynı zamanda rehberlik öğretmeni olarak da atanabileceğini söyledi. Bu, bana biraz umut verdi. Gerçekten rehberlik ve psikolojik danışmanlık alanında da sosyoloji bilgisinin faydalı olabileceğini düşünmeye başladım. Belki de tam istediğim alan buydu! İnsanlarla, onların içsel dünyalarıyla, duygusal ihtiyaçlarıyla ilgilenmek… Bu, bana sosyolojiyle olan bağımı daha da güçlendirecek bir yol gibi geldi.
Bir Dönüm Noktası: Hayal Kırıklığı ve Umut
Bir hafta sonra, kendime biraz daha güvenerek yeniden başvurduğum bir rehberlik öğretmenliği ilanına başvurdum. Bir hafta sonra mülakata çağrıldım. O an, adeta kalbim küt küt atıyordu. Kendimi anlatırken, sosyolojiyi bir araç olarak kullanabileceğimi düşündüm. Toplumsal yapıları, bireysel farklılıkları ve ruhsal durumu anlamak, aslında çok kıymetli bir şeydi. İnsanın içine dokunabilmek, sadece akademik bilgiyi değil, duygusal zekâyı da işin içine katmak… Bir umut vardı! Yine de, ne olursa olsun, sadece bu alanlarda bir öğretmen olabilmek bile benim için çok değerli olacaktı.
Ve sonunda, rehberlik öğretmeni olarak bir okula atandım. Bu süreç benim için bir dönüm noktasıydı. Hem aileme hem de kendime kanıtlamak istediklerimi yapabileceğimi hissettim. İşin başlangıcında, hiç beklemediğim bir noktada bulduğum bu yolculuk, aslında bana şunu öğretti: Sosyoloji mezunu olmak, bir meslekten çok, insanlara daha yakın olmanın ve onların dünyalarını anlamanın bir yolu. Belki de asıl öğretmenlik, bu dünyaya duyduğumuz derin ilgiyi ve sevgiyi başkalarına aktarmaktır.
Sonuç: Hayal Kırıklığından Umuda Bir Adım
Bugün, bu yazıyı yazarken, o eski kaygılarımı, hayal kırıklıklarımı ve umutlarımı hatırlıyorum. Sosyoloji mezunları için öğretmenlik yapmak, belki her zaman kolay olmayacak ama asla imkansız da değil. İnsanların yaşamına dokunmak, onların dünyalarını anlamak için her zaman bir yol vardır. Ve bazen, bazen de, o yolu bulduğunuzda hayal kırıklıklarından yeni umutlara doğru bir yolculuk başlar.